X
Menu

Araştırma Görevlisi ve Temin Usulleri

Araştırma Görevlisi ve Temin Usulleri

Araştırma Görevlisi ve Temin Usulleri

2547 sayılı Kanununda araştırma görevlilerinin tanımı ve temini ile ilgili hususlar düzenlenmiştir: Madde 33 – Yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır. Bunlar ilgili anabilim veya ana sanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler (2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, m.33). Yükseköğretim Kanunun 33. maddesi araştırma görevlilerinin statüsünü düzenlemiş, fakat lisansüstü öğrenim yapmaları hususunda zorunluluk getiren bir düzenleme ortaya koymamıştır. Diğer yandan aynı Kanunun 35. maddesi üniversitelere, öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla araştırma görevlisi kadrolarını başka bir üniversiteye geçici olarak aktarma imkânı sunmaktadır. Kanunun bu maddesine dayanılarak “Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik” hazırlanmıştır. Yönetmelikte yetişmiş olan araştırma görevlisinin, eğitiminin bitimiyle kadrosu ile birlikte kendi üniversitesine dönmesi ve zorunlu hizmet yükümlülüğünü yerine getirmesi hususu düzenlenmiştir. Ayrıca yine 35. maddede yurt dışında öğretim elemanı yetiştirilmesi hususu da öngörülmüştür. 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi ile lisansüstü öğrenim gören öğrencilerin, öğretim yardımcılığı kadrolarından birine her defasında bir yıl süreyle atanabilmelerine imkân tanınmıştır. Bu düzenlemeyle öğretim üyesi yetiştirilmesinden ziyade; lisansüstü öğrencisine, öğretim yardımcısı kadrosuna atanması ile burslara alternatif olarak bir olanak sağlanması amaçlanmıştır. Uygulamada ise araştırma görevliliği, her ne şekilde istihdam edilirse edilsin, geleceğin öğretim üyelerinin yetiştiği akademik çalışan grubu olarak görülmektedir. Öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla cari usul ve ÖYP ile araştırma görevlisi istihdam edilmektedir. Her ne kadar ÖYP kapsamında yeni araştırma görevlisi istihdamının 2016 yılından itibaren kaldırıldığı 22 Eylül 2015 tarihinde YÖK tarafından basın açıklaması ile duyurulmuş olsa da alınmış olan kararın 2016 yılı öncesi programa dâhil olan araştırma görevlilerini hiç bir şekilde etkilemeyeceği belirtilmiştir.

Cari usul ile araştırma görevlisi istihdamı

Cari usul ile temin edilecek araştırma görevlilerinin seçimine ilişkin esaslar “Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen ve Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile belirlenmiştir. Bu usul ile araştırma görevlileri 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 33 ve 50/d maddelerine göre istihdam edilmektedir

Cari usul ile atanan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitimlerini tamamlamalarında değişik uygulamalar söz konusudur. 2547 sayılı Kanunun 33. maddesi ile istihdam edilen araştırma görevlisinin istihdam edildiği üniversite, anabilim dalında lisansüstü eğitim sağlıyor ise araştırma görevlisi kendi üniversitesinde eğitimini ve çalışmasını sürdürmektedir. Araştırma görevlisinin istihdam edildiği üniversitenin anabilim dalında lisansüstü eğitim verilmiyorsa; 35. maddeye dayanılarak çıkarılan “Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik” esaslarına göre araştırma görevlisinin kadrosu ilgili anabilim dalında lisansüstü eğitim veren yurt içindeki başka bir üniversiteye eğitim süresi sonuna kadar aktarılmaktadır. Bir başka uygulama ise üniversitenin istihdam ettiği araştırma görevlisini, yetiştirmek amacıyla 2547 sayılı Kanunun 33., 35. ve 39. maddeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 78., 79., 218., 224. ve 225. maddeleri, “Öğretim Üyesi ve Araştırmacı Yetiştirilmesi Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Öğretim Elemanlarına Sağlanacak Destekler ile Diğer Hususlara İlişkin Esas ve Usuller” ile “1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun” esaslarına göre yurtdışına göndermesidir. Her iki durumda da araştırma görevlisi kendi üniversitesine eğitimini tamamlamasına müteakip kadrosu ile birlikte dönmek ve zorunlu hizmetini yerine getirmek durumundadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 39. maddesi, öğretim elemanlarına yolluksuz olarak kongre, konferans gibi bilimsel etkinliklere katılmalarına, araştırma ve inceleme yapmalarına imkân tanımaktadır. Söz konusu katılımlar için izin alınacak makamlar ve izin süreleri aynı maddede belirtilmiştir. Uygulamada, lisansüstü eğitimini başka üniversitede gerçekleştiren araştırma görevlileri, gerektiğinde 39. madde kapsamında görevlendirme yazısı alarak derslerini takip etmekte, diğer yandan kendi üniversitesindeki sorumluluklarını yerine getirmektedir. Her ne kadar mevcut yasal düzenlemeler böyle bir uygulamayı içermemiş olsa da araştırma görevlisinin eğitim süresince iki üniversite arasında gidip gelmesinin vereceği yorgunluk göz ardı edildiğinde, kadro üniversitesinin personelden faydalanma imkânı sağladığı, araştırma görevlisinin ise zorunlu hizmet doğuran 35. maddeye göre bu açıdan avantajlı olduğu görülmektedir. 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi ile lisansüstü öğrenim gören öğrencilere burs olanağının haricinde öğretim yardımcılığı kadrosuna atanabilme imkânı getirilmiştir. Üniversitelerarası Kurul tarafından yayınlanan “Lisansüstü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencilerinin Hakkında Yönetmeliğin” 10. maddesi, 50/d maddesi uyarınca istihdam edilen araştırma görevlilerinden eğitimlerini başarı ile tamamlayanların, ilişiğinin kendiliğinden kesilmesini öngörmüştür. Aynı yönetmelik hizmetlerine ihtiyaç görülenlerin ise 2547 sayılı Kanunun 33. maddesi kapsamında öğretim yardımcısı olarak yeniden atanabilmelerini mümkün kılmıştır. 33/a ve 50/d ile istihdam edilen araştırma görevlileri çeşitli sıkıntılar ile karşılaşmaktadır. Bunların başında ise iş güvencesi gelmektedir. YÖK Başkanı “Sorun Üreten Değil Sorun Çözen YÖK” projesi kapsamında 2015 yılında 50/d araştırma görevlilerinin sorunlarının dile getirildiği toplantıya katılmıştır. Toplantıda, 50/d ile istihdam edilen araştırma görevlileri, sözleşmelerinin her yıl yenilenmesi nedeniyle, mobbinge maruz kaldıklarından şikâyetçi olmuştur. Aynı zamanda 50/d ile atanan araştırma görevlilerinin bazı desteklerden yoksun kaldığı YÖK Başkanı Yekta SARAÇ tarafından ifade edilmiştir

www.uludagtezmerkezi.com Bir UTM akademik danismanlik hizmetidir.